Trans Kadın Eylül Cansın En Yüce Divanda

Yazan  |  Hiç yorum yok

“Anne, köpeğim eve çişini kakasını yapmıyor. Lütfen ona iyi bak.”  Diyordu Eylül Cansın takside çektiği videoda. “lütfen  onu kimseye verme” diye de ekliyordu. Kimseye güvenemiyordu çünkü hayatta. Nefes alma ve yaşama hakkımızı sorgulatıyor bu cümleler. Neye ne kadar hakkımız var, kestiremiyoruz.

Bu yaşamı sadece kendi dünyamızın alabildiği kadar zannediyoruz. Başka canlıların yaşam hakkı aslında umurumuzda değil. Bırakın hayvan haklarını, çok sevdiğimiz dostlarımızın veya ailemizin yaşam hakkına bile saygımız yok. Onların hep bizim huzur ve güvenimizi en iyi şekilde oluşturabileceğimiz bir düzende olmalarını istiyoruz. Hadi dürüst olalım, iyi düşünelim. Aklımızın aldığı kabul ettiği kuralların dışına çıkmalarına izin vermiyoruz kimsenin. Gücümüz yetmezse, ya hırçınlaşıyor ya da uzak duruyoruz. Tamam biz yaşadıkça varlar ama kendi başlarına nasıl ve neyi arzulayarak var olmak istiyorlar düşünmek istemiyoruz.

Allah’a inanıyoruz. En inanmayan bile yer sarsılınca ya da gök yarılınca aklından sonrasını, yaşamın ötesini geçiriyor. Allah adına yaptığımız iyilikleri kendi hesabımıza kolayca aktarıyoruz. Kötülüklerin adı ise, toz pembe bahanelerin sardığı bir saman yığını gibi üstümüzü örtüyor.

Sonra “trans kadın Eylül Cansın öldü yazık oldu, yazıklar olsun ona bunu yaptırana” deyiveriyoruz dışımızdan, içimizden. Ne kadar samimiyiz? Ölenin trans kadın Eylül Cansın olmasının ne önemi var? Hepimiz ölüyoruz her gün.

Şimdi Eylül Cansın en yüce divanın huzurunda belki de. Kendi hesabını kendi verecek. Ya da görülecek bir hesap yoktur bilemiyoruz bunu. Fakat kesin bir gerçek var ki, biz çok hesaplaşıyoruz bu hayatla. Bizimle alay edercesine hesaplaşmaların en kanlı tükürüklü iğrencini yaşatıyorlar bazen. Susuyoruz o vakitler.

Eylül Cansın o videoyu çekmese, olay örgüsünün dramatik kısmı eksik kalacağından bu yazının öznesi olmayacaktı elbette. O vakit “divan” olacaktı yazı. Üzerine serilmeye değil ama, altında ezilmeye.

Küçük Kuzen İhsan

Ailenin büyük kuzeninden bir yaş küçük olduğu için küçük sayılan, isyan ettiği bir çok konuyu kendine dert edinmiş, hem sanatında hem de hayatında bu yoldan sapmamış sıradan kişilik.

Yorumun mu var?

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir