Sen, sen evet sen, ADAM!

Yazan  |  Hiç yorum yok

Sana sesleniyorum Adam sana!

Sokaktan geçen Adam.

Dolmuş şöförü Adam.

Evinde televizyon izleyen Adam.

Her nerdeysen, ne iş yapıyorsan , kendine, hele ki bir de böyle bir gururla, bir göğsünü gere gere Adam diyorsan eğer, lafım sana.

Ben Kadınım.

Bilirsin, her otobüse bindiğinde çevreni şööyle bir süzüp,  karpuz seçer gibi “kötülerini” eleyip, “iyilerine” gözünü diktiğin onca Kadından biriyim.

Bana gözünü dikme Adam.

Bana bakma.

Önüne bak adam.

Arabanla benim oldukça belli ki toplu taşıma aracı beklediğim yerin önünden geçerken hafif yavaşlayıp bir de iyice yüzsüzsen ileride durup beni bekleme Adam.

Ben seni beklemiyorum, seninle de arabanla da, arabana verdiğin aylık kredi taksitiyle de ilgilenmiyorum.

Kafede karşısına denk geldiğim Adam.

Senin kaşının gözünün hatrına seçmedim ben o noktayı, sandığının aksine.

Boştu ben de oturdum.

Canım çekti oturdum.

Bana manalı manalı bakma çünkü mana yok ortada.

Barda yalnız oturuyorsam eğer bir akşamüstü, bu senin gelip benimle konuşmanı, omzuma dokunmanı beklediğimden değil.

Ben yalnız da istediğimde dışarı çıkabileceğimden.

Çok şükür öyle haklara sahip olduğumuz bir ülkede yaşadığımızdan.

Bak Adam, benden sana bir sır,

eğer ki ben senden hoşlanırsam söz sana anlarsın bunu.

Söz bak. Kadın sözü.

Anlarsın yahu, aklın kalmasın, anladığına emin olurum ben.

Ama o durum geçerli değilse şayet ki genelde değildir, uzak dur benden.

Benim kıyafetimden taşan açık yerlerim sana bir davetiye değil.

Eteğimin boyu sana verilmiş açık ve ya kapalı bir mesajı barındırmıyor.

Yanımda erkek arkadaşlarımın olması her önüme çıkan erkekle arkadaş olmaya can attığım anlamına da gelmiyor.

Onu sen izle diye öpüp koklamıyorum.

Senin varlığın bana bir şey ifade etmiyor, benim de sana etmesin Adam!

Hayır diyorsam eğer hayır demek istiyorumdur.

Hayırın altında başka anlamlar arama Adam.

Bana yanından geçtiğim üç saniyeyi değerlendirip bir iki saçma laf söylemek ne işine yarayacak be Adam?

Ben sinirleneceğim, sana belki küfredeceğim

Bunu seninle muhabbet etmek için yapmıyorum Adam, canımı sıktığından yapıyorum.

Sen, Adam, benden biyolojik, fizyolojik hatta psikolojik olarak farklısın belki, kabul.

Ama ister işine gelsin ister gelmesin

Üstün değilsin Adam!

Değilsin yahu, değilsin işte!

Üzerimde ise hiç bir hakkın yok!

Sıfır, null, zero!

Yok!

Gözlerinin, ellerini, dilini, vücudunun her parçasını kendine sakla Adam!

Uzak dur da İnsan ol Adam, İnsan ol ki ben de artık rahat edeyim şu ülkede.

Ben de artık arkamı kollamadan yürüyebileyim işime, evime, okuluma.

Önüne bak artık be Adam!

Önüne!

Sevgiyle…

Nilbegül

Çıplak ayakla kumlara basmayı, ayazda kalmış kuru portakalı, taze demlenmiş çayı bir de umut eden insanı sever. İnatla sever. Ne demokrasiyi ne bilimi ayrı tutmaz kalbindeki Tanrı inancından. Bir de işte okur,yazar, araştırır , öğretir elinden geldiğince. Hep umutla, hep sevgiyle.

Yorumun mu var?

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir