Şehri İstanbul’da bir Küçük Salon IKSV

Yazan  |  Hiç yorum yok

Malum resmi hatırlarsınız, Haydarpaşa Gar’ının merdivenlerinden valiziyle inen adam, taşı toprağı altın İstanbul’u yenmeye gelir. Çoğunlukla şehir onu yer. Kısa yoldan zengin olma hikayeleri ise masaldan öteye gidemez çoğu için.

Ekümenopolis belgeselinde çok açık bir şekilde anlatmışlardı. İstanbul içinde yaşayanları taşıyamaz hale geldi, geliyor. Yanlış anlamayın, sadece ve başta olmak üzere kalabalıktan değil, yanlış, plansız, açgözlü ve bencil yönetimden. Karadeniz’den Marmara’ya toplam 30km’nin yaklaşık 3/1’ini yerleşim için kullanırken, bugün 3. Köprü ve bağlantı yollarıyla birlikte neredeyse tamamını kullanır hale geleceğiz. Bu da demek oluyor ki, İstanbul’un akciğerlerini ve midesini aldırıyoruz. Buna rağmen ona ömür biçenler var ya, helal olsun.

Şehri İstanbul'da bir Küçük Salon IKSV

Bu koca şehir onca keşmekeşliği ve sıkıcı hallerine rağmen, ülkemizin başka bir köşesinde bulamayacağımız birçok ayrıcalığı da sunuyor haliyle. Derme çatma da olsa, her zaman, her şekilde eksik de olsa, destek bulmak bir tarafa etraf köstekle dolu da olsa arada bir nefes alınabiliyor şehirde. İşte nefes için çok uygun bir yerden bahsedeceğim; Salon IKSV. İstanbul Kültür Sanat Vakfını bilmeyen yoktur. Yani inşallah bilmeyen yoktur. Türkiye’deki sayılı vakıflardan biridir. Deli işidir aslında. Sanat yapmaya çalışırlar bol bol. Bir sürü kaçık Şehri İstanbul'da bir Küçük Salon IKSVinsan bir arada, bu şehre nasıl bir renk katarız diye kafa patlatırlar. Salon IKSV ise, vakfın Şişhane’deki, ciddi desteklerle sahiplendiği binasında yer alan etkinlik mekanı. Kendi çizgisinde zaman zaman tiyatro oyunları, söyleşiler, resitaller gibi organizasyonlara da ev sahipliği yapmasının yanında aslında bir konser mekanı. Dünyanın hemen her yerinden hatırı sayılır kitleleri peşinden sürükleyen gurupların sahne aldığı bir ortam. Bir de Babylon var zaten Asmalı’da. Bu tarz işler genelde İstanbul’da alternatif kaçtığından pek fazla mekan bulamıyorsunuz. Halbuki, insanların birbirini yiyecek gibi davrandığı, bir DJ’in (aslında DJ değil o playlistci) şarkıları çaldığı, 60 TL giriş parası olan mekanlarla dolu ortalık. Salon IKSV zaten o mekanlara giden insanları hedeflemiyor ama ben gece hayatındaki boşluktan dolayı kendini orada bulan ilgililere sesleniyorum. 30  – 50 TL arası değişen fiyatlarla, ancak Avrupa’da yada Amerika’da bir yerde dinleyebileceğiniz bir sanatçıyı veya gurubu İstanbul’da dinleyebilirsiniz. Aşağıdaki iletişim bilgilerinden lütfen takip ediniz.

Eskiden pazartesi hariç her akşam İstanbul’da dev opera temsilleri olurdu. AKM açıktı. Her gece 1300 kişi çıkardı o salondan. Verdi, Puccini, Bizet … Birkaç da Jazz bar vardı… Bizim zamanımızda şöyleydi, böyledi  muhabbetini sevmiyorum ama kızmadan edemiyorum. Çok daha iyisini hakediyoruz.

Teşekkürler Salon, teşekkürler IKSV.

www.saloniksv.com

facebook.com/saloniksv

twitter.com/saloniksv

instagram.com/saloniksv

Küçük Kuzen İhsan

Ailenin büyük kuzeninden bir yaş küçük olduğu için küçük sayılan, isyan ettiği bir çok konuyu kendine dert edinmiş, hem sanatında hem de hayatında bu yoldan sapmamış sıradan kişilik.

Yorumun mu var?

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir