Lisedeki o havalı kızlar şimdi nerede?

Yazan  |  Hiç yorum yok

Öyle bıçak sırtı bir yazı yazacağım ki, bu işin ucunda eşimden “kimmiş o kızlar?” nidalarıyla fırça yemek de var ama olsun yine de şansımı deneyeceğim 🙂

Havalı Kız Google AramasıBu yazıyı yazmaya karar verene kadar bu konunun memleketimin genç erkek ve kızlarını ne kadar derinden etkilediği hakkında en ufak bir fikrim yoktu. Yandaki görselde de görüldüğü üzere Google bize en çok yapılan aramalardan örnekler sunduğunda işin vahameti ortaya çıkıyor. Meğer ne kadar önemliymiş “havalı kız olmak” ve “havalı kızı tavlamak”.

Biz, yakışıklı sayılmayacak vasat erkekler, ortaokuldan beri hep o güzel ve havalı kızların peşinden koştuk. Bazıları beğenmedi burun kıvırdı, bazıları alay etti, bazıları “sen benim arkadaşımsın” dedi, bazıları anlayamadı bizi… Ama bir gerçek vardı ki hepsinin gözü yükseklerdeydi. Hepsi de mahallenin ya da okulun en yakışılıklı erkeğine hastaydılar.

Şimdi diyeceksiniz ki “e senin yaptığından ne farkı var. Sen de vasat bir erkek olarak vasat kızların peşinden koşmaktansa havalı ve güzel kızların peşinden koşmuşsun”. Kulağa doğru gibi gelse de aslında değinmek istediğim nokta farklı.

O havalı güzel kızlar, sevgili seçiminde çıtayı hiç düşürmeyen kızlar ne oldu da okul yıllarında burun kıvırdıkları çocukların yarısı bile olmayacak adamlarla evliler şimdi? Yok yok takıntılı bir şekilde takip ettiğimi falan düşünmeyin. Facebook sağolsun gözümüze gözümüze sokuyor.

Yok efendim felanca arkadaşın filancanın fotosuna yorum yaptı. “Canlarım benim çok yakışıyorsunuz. Çifte kumrular sizi. Mucks…” Hadi oradan yalancı, hiç de yakışmıyorlar. Akıl var, izan var, estetik var. Sonra tıklıyorsun başka ne fotolar var diye ve anlıyorsun ki aslında kız da durumun farkında. Kocasının hiç fotosu yok. Bu dünyada en çok gurur duyduğu eseri yani çocuğunun fotolarıyla donatmış hertarafı. “Poyrazcan havuzda”, “Poyrazcan pijamasını giyerken”, “Poyrazcan kendi pipisini ilk gördüğünde” ve benzeri fotolarla çocuğu bir Truman Show edasıyla herkese açık internetin bir parçası haline getirmiş.

Yarın bir gün, Facebook Beğendim (Like) tuşunun yanına Beğenmedim (Dislike) tuşu koyduğunda acaba hangimiz cesur davranıp bu kalitesizliklere “Beğenmedim”i yapıştırabilecek o da ayrı konu. Sanırım ben o kadar cesur olamam. Parçalarlar valla 🙂

Neyse konumuza geri dönelim. Bu konuya, Türk sinemasının fakir ama gururlu genç konsepti gibi ya da Hollywood’un pompaladığı çirkin kızın veya çelimsiz oğlanın yıllar sonra bir kahraman olarak dünyayı kurtartığı konsepti gibi bakabilirsiniz. Şimdi çevrenize (yani facebook’a 🙂 ) bir bakın. Doğuştan gelen güzelliğini bir avantaj gibi görüp entellektüel gelişimine yatırım yapmamış, bilgi birikiminin üzerine fazlasını koyamamış ve olduğu yerde saymış arkadaşlarınız neler yapıyorlar?

Bunu düşünün ve yüzünüzdeki gülümsemeyi biraz daha arttıracak olan AYRANINIZDAN bir yudum alın.

Barbaros Kılçık

Evli barklı, iş güç sahibi. Teknoloji hastası. Fotoğraf çekmeyi sever ama çekilmeyi sevmez. İnsanı sever ama hayvanları daha çok. Paylaşmayı sever; bir kişidense iki kişiyi tercih eder ama iki yüzlüğü hiç sevmez.

Yorumun mu var?

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir