Homofobik Kaplumbağa Satıcısı

Yazan  |  Hiç yorum yok

Şu sıralar sosyal medyada sıkça karşılaştığımız bir video var. Uluslararası Af Örgütü, bir evcil hayvan dükkanına gizli kameralar yerleştirmiş, ve kaplumbağa almaya gelen insanlara seçtikleri kaplumbağa için satıcının “Yalnız o gay” demesi üstüne tepkilerini kaydetmiş.

Bir defa o videonun tümüyle bir kısa film olduğu aşikar. Kişilerin doğal kişiler olması neredeyse imkansız. Oynuyorlar. Öyle olmasa zaten o kişileri bu videoda izlemeniz, yani gizli kamerayla çektikleri bu videoyu tüm sosyal medyaya servis etmeleri mümkün değil. Peki ama neden bunu yapıyorlar? Birinin aklına bir fikir geliyor ve eşcinsellere yönelik şiddeti eleştirmek adına bir eser ortaya koyuyorlar. Bu çok sevimli ve hoş bir durum gibi görünebilir. Ancak ne var ki çoğu bu tarz işin kendisi yani eşcinsellerin kendileri, yani o kaplumbağa satıcısıdır esas homofobik olan.

Türk Dil Kurumu “normal” sözcüğünün tanımlarını aşağıda sıralıyorum, seç seç al:

1. (sıfat) Kurala uygun, alışılagelen, olağan, düzgülü, aşırılığı olmayan, uygun
2. (isim) Aşırılığı, eksikliği ve taşkınlığı olmama, ortalama durum

Kaplumbağa satıcısı (hadi farz edelim ki videodaki insanlar gerçek) insanların seçtikleri kaplumbağanın anormal olduğunu söylüyor!!! Ne diyor: “ha onu mu seçtiniz, yalnız o gay!” Şimdi bu durumda satıcı o kaplumbağayı ayrıştırmış ve insanları uyarmışken, özellikle yaşlı bir kadın ve adamın bu duruma karşı çıkmış olmasını nasıl yadırgayıp da “şunlara bak homofobik bunlar” diyebiliriz. Esas ayrıştıran, farklılaştıran, öcüleştiren, dikkat edin ediyen satıcı değil mi?

Satıcı dediğime bakmayın elbette kastettiğim, homofobik olma durumunu eleştirirken kendilerini ve başkalarını ayrıştıran hedef gösteren tüm kişilerdir. Annelerimizin, babalarımızın evlatları için, yaşadığımız toplum gibi yoğun biçimde konu komşuyu ve ne diyeceklerini önemseyen bu ortamda “aman Allah korusun” tadındaki tepkileri de homofobi değildir ayrıca. Fakat bunun yanında bir çok insanın da homofobi değil, nefret suçundan katledildiği doğrudur, acıdır. Gözünün üstünde kaşı var diye insanların öldürüldüğü günümüz ortamında, bu nefret suçunun “eşcinsellere yönelik özel bir nefret” olduğunun vurgulanması çok talihsiz bir durumdur.

Bu ülkeye daha akıllı eşcinseller, daha akıllı yöneticiler ve daha aptal satıcılar diliyorum.

Küçük Kuzen İhsan

Ailenin büyük kuzeninden bir yaş küçük olduğu için küçük sayılan, isyan ettiği bir çok konuyu kendine dert edinmiş, hem sanatında hem de hayatında bu yoldan sapmamış sıradan kişilik.

Yorumun mu var?

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir