Dünyada ve Ülkemde Neler Oluyor?

Yazan  |  Hiç yorum yok

Haberleri seyretmek feci bir eziyet biliyorum ama geri kalmak da olmuyor olan bitenden. İnsanı diğer canlılardan ayıran en önemli özellik olan akıldan nasıl yoksun olduğumuzun bir göstergesine bakıyoruz. Kendimizi o gördüklerimizden ayrı tutup “nasıl olur da olur?” diye sorguluyoruz her şeyi. Ancak ne yazık ki, aynıyız. Gördüklerimiz biziz!

Psikoloji bilimi de uzun zaman önce teyit etti ki, hepimiz kendini seçilmiş hisseder ve dünyanın etrafımızda döndüğünü sanırız. Hatta özel bir takım güçlerin bizi kolladığını, başımıza gelen kötü şeylerin bile başka iyi şeylerin gerçekleşmesi için birer araç olduğuna inanırız. Halbuki gerçekler öyle değil. Aslına bakarsanız ne gerçek ne değil o da karışık bir durum. Etrafta olup biten akıl dışı durumlara noluyo derken, kendimizi kıyametin dışında tutmamız aslında tüm olup bitenlerin tek sebebi. Varsın yansın bitsin bu dünya, küçük bir dağ evinde yaşarım diyorsanız, olası ama zor bir ihtimal. İnsanın doğasına ters. Yaşam ve hayatta kalma merakı bir bütün. Yani beynimiz ve bedenimiz yaşamı hayatta kalmak adına korkunç şekilde arzuladığı gibi sadece hayatta kalmak olarak da algılamıyor. İşlevsel olmak, bütün olmak, beraber olmak tüm bu kavramlar yaşamsal açlığın vazgeçilmez parçaları.

Çok uzakmış gibi tarih kitaplarından okuduğumuz hadiselerin aslında hiç uzak olmadığı, değişenin sadece teknoloji ve tıp olduğu ve insan halleri ve sosyoloji açısından bir milim ilerleme katedilmediği her halimizden belli. Üstelik bu durum sadece üçüncü dünya ülkeleri olarak tanımlanan bazı ülkeler için değil, kendini en gelişmiş gören ülkeler için de böyle. Göçler, pisi pisine ölümler, sadece birilerinin dünya servetinin büyük kısmına sahip olmaları, ezilen insanların sayısının dünyanın en büyük ordusu olmasına rağmen, hareket kabiliyetlerini olmaması ve her şeyi düzen için yaptığını söyleyen korkunç tiplerin kitleleri peşlerinden sürüklemeleri. İşte dünyanın gerçeği. Peki ne olacak? Bana göre bu çılgınlıklar doğa bir gün çıldırana dek devam edecek.

İnsanın ne konuşası geliyor ne susası. Öyle işte…

Küçük Kuzen İhsan

Ailenin büyük kuzeninden bir yaş küçük olduğu için küçük sayılan, isyan ettiği bir çok konuyu kendine dert edinmiş, hem sanatında hem de hayatında bu yoldan sapmamış sıradan kişilik.

Yorumun mu var?

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir