Bedenine Aşık Ol, O da Sana Olsun

Yazan  |  Hiç yorum yok

Kendimize bakmak deyince ne anlıyoruz? Aynanın karşısında kendimize bakmak değil tabi. Bakımlı olmak, saçın başın, yüzün ellerin, kıyafetin… En özensiz gibi görünen bile dışardan nasıl göründüğü ile ilgilenir. Yüzümüzde çıkan bir sivilce için yaşadığımız telaş tartışılmaz. Gerçi bazı zamanlarda hiçbir şeyi umursamıyormuş gibi hissederiz. O zamanlar da dahi boşvermişlik modası oluştururuz aslında.

Bedenine Aşık Ol, O da Sana OlsunPeki ya bedenimiz? Bakım deyince sadece dışardan nasıl göründüğümüzle ilgileniyoruz. Fakat bedenimizin bu atmosferde yer kaplayan bir madde olduğunu ve onun içsel ihtiyaçlarını düşünmüyoruz bile. Tıbbi bir takım durumları kastetmiyorum. Ne yediğiniz tabiki çok önemli. Ne yersen osun. Ot yedin otsun mesela. Et yedin etsin. İşin şakası, uzak doğu insanlarının çok önce keşfettiği beden terapileri bugünün batı dünyasında sadece burjuva bir spor gibi ya da meditasyon olarak kullanılıyor. Bedenimizin günlük ihtiyacı olan bazı hareketleri mutlaka yapmamız gerekiyor. Ne derler; işleyen demir ışıldar. Bedeninin bazı kaslarını hayatı boyunca kullanmayan insanlar var. Sınırlarımızı bilemiyoruz. Halbuki bedenimiz o kadar açık ve kusursuz ki farkında değiliz.

Geçekten sağlıklı olmak için, hayat kalitesini yükseltmek için, daha verimli seks yapmak için, daha güzel nefes almak için mutlaka bedeninizle ilgilenmeye başlayın. Sonra üstüne isterseniz yine krem sürer, makyaj yaparsınız. Hiçbir şey yapamıyorsanız, düz bir zemine sırt üstü uzanıp, ayak parmaklarınızdan, ellerinize kadar kendinizi gerin. Faydasını göreceksiniz. Şu sıralar yine spor salonları çok moda biliyorsunuz. Türlü çeşitli aletlerin üstünde kendimizi perişan ediyoruz ya hani, ben onlardan bahsetmiyorum. Spor mutlaka faydalı o ayrı. Ama ben çıplak ayakla toprağa basmaktan, içimize çektiğimiz havanın tüm vücudumuza yayıldığından emin olmaktan, psoas, lumbar, quatrosteps, yada başka bilmem ne kaslarının hareket edip ısındığından emin olmaktan bahsediyorum.

Bu güzel cumartesi sabahı sabah yogasını yaparken aklıma geldiniz de yazdım. Baktınız olmuyor kısa süreli, bu işlerden anlayan bir sevgili yapın 🙂 (zamanında ben öyle yaptım)

İhsan

Küçük Kuzen İhsan

Ailenin büyük kuzeninden bir yaş küçük olduğu için küçük sayılan, isyan ettiği bir çok konuyu kendine dert edinmiş, hem sanatında hem de hayatında bu yoldan sapmamış sıradan kişilik.

Yorumun mu var?

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir