Bedelli Askerlik ile Beldeli Koli Arasındaki Farklar

Yazan  |  Hiç yorum yok

Bedelli askerlik yapanlarla, beldeli koli yapanları mukayese edip, ortaya çıkan verilerden Dünya hukuku ve adaleti üzerine fikir yürütmeye çalışacağız. Buyurun bakalım.

Bedelli Askerlik

Ne zaman birilerinin isteklerinin aksine bir takım ciddi konular gün yüzüne çıkmaya kalksa, bedelli askerlik çıktığına ve her çıktığında daha ucuz ve zahmetsiz olduğuna göre, her bir erkek vatandaşa Anayasa’nın biçtiği askerlik zorunluluğu maddesi ve yine birçok örnekte çelişkiler yumağı haline gelen eşitlik maddesi hükmünü pratikte yitirmiş oluyor. “Aklı, zamanı ve parası olan askerliğini öteler” diyor sistem. Ben demiyorum. Zorunlu askerlik konusu çok derin bir konu. Keşke olmasa ama haritaya bakınca insan bu konuda ne düşüneceğini şaşırıyor. Yine de ben, zamanında vicdani red için kendini parçalayanlarla, bedelli askerlik için karanlık odalarda gün sayan insanları şu gerçeği düşününce aynı kefeye koyuyorum: birileri hiç istemeye istemeye sırf Anayasa’da yazıyor diye yapıyor askerliğini. Dolayısıyla bu konuda yapılacak tüm çalışmalar, bazılarının nasıl gitmeyeceği değil, bütüne yönelik olmalı. Ama orası da karışık dediğim gibi.

Beldeli Koli

Sadece kadınlar değil elbet, transseksüeller, travestiler ve gayler için de bazen kaçınılmazdır beldeli koli. Ya işler kesat olduğundan, ya toplum başka bir mesleği layık görmediğinden, ya lüks düşkünlüğünden ya da zevkten olsun her daim kesilir. Kolini kesersin beldeni alırsın.  Bedelli askerlik için 18.000 TL biriktirmek gerektiğinden bu aralar bazılarının daha sıkı çalışması ya da her şeyi göze alıp, psikiyatrik bir hastalık damgasını yemesi gerekecek.

Sonuç

Kafası karışanlar için açayım konuyu, bugün bedelli askerlikten faydalanmayı bekleyen yaklaşık 600.000 kişinin çoğunluğunu eşcinseller oluşturuyor. Bedel için belde (eşcinsel jargonunda para) lazım olduğundan neredeyse sesteş olan bu iki tabiri nüktedan bir hissiyatla aktarmaya çalıştım. Hayatta hiçbir şeyin eşit olmadığını biliyoruz. Ama bu kadar göze soka soka insanları hemen her konuda ikiye bölen bir ortamın maşa aktörleri olarak, yıprandığımızı belirtmek isterim.

Kime belirtiyorum ki? İçine bakacaksın. Kendi içine.

Küçük Kuzen İhsan

Ailenin büyük kuzeninden bir yaş küçük olduğu için küçük sayılan, isyan ettiği bir çok konuyu kendine dert edinmiş, hem sanatında hem de hayatında bu yoldan sapmamış sıradan kişilik.

Yorumun mu var?

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir